bir ölüm haberi alsam tedirgin bir bekleyiş başlar yüreğimde korkularım kaplar tüm vücudumu tüylerim diken diken olur bir ürperti alır her yanımı içimden yükselen ses haykırır;
Ne olur çocuklar ölmesin tanrım
Vicdanım sıkışıp kalır bu haksızlıklar karşısında içim içimi kemirir yer bitirir beni bu duygular zift gibi yapışır kalır ruhuma bu haberler barışa giden umut yolunda;
ne olur çocuklar ölmesin tanrım açlıktan afrikada,asyada bir dünya beş kıtada
Beynimde yankı bulur görüntüleri boylu boyunca uzanmış yerde yatan cansız çocuk bedenleri üstlerinde bir bez parçası yırtık ve kirli dudaklarında yarım kalan bağrışmalar gözleri yarı açık hasret kalmış oyunlarına doyamadığı arkadaşlarına barışa giden umut yolunda;
Ne olur çocuklar ölmesin tanrım misket bombalarıyla demokrasi adına işlenen cinayetlerde
kulaklarımda çınlar anaların yaktığı ağıtlar her dilden her ırktan her renkten çocuklar düşer aklıma siyahı beyazı sarısı bir önceki gün gibi bugünde utanırım kendimden insanlığımdan olanlara seyirci kalan duyarsızlığımdan ve bir kızılderili atasözü gelir aklıma barışa giden umut yolunda:
Bu dünya bize babalarımızdan miras değil çocuklarımızdan emanet kaldı
arkadaşlar dostlar tüm insanlar bırakın çocuk kalsın bir yanımız dönme dolaplarda atlı karıncada bir ileri bir geri gidip gelen salıncaklarda bilyelerimiz topaçlarımız gibi yuvarlansın oyun bahçesinde hayallerimiz barışa giden umut yolunda bu uzun yolda;
Ne olur çocuklar ölmesin tanrım diyelim el ele hep bir ağızdan...
BU ŞİİRİMİ AÇLIKTAN,YOKSULLUKTAN VE SAVAŞLAR'DA ÖLEN VE YAŞAYAN TÜM DÜNYA ÇOCUKLARINA İTHAF EDİYORUM...
Hey saki içki istemiyorum senden bu akşam doldur kadehime aşkların en güzelini yanına unutma meze cinsinden ayrılıkları hasret kokan üzüntüleri ızdırapları sevinçleri Aşk sarhoşu olmak istiyorum bu akşam hüzün dolu saatlerin yelkovanında
Ne olur anla beni be saki doldur boşalan kadehimi gözyaşlarımla bir daha bir daha hiç ağlamamışçasına